Türkiye - Merkez

En son aradıklarınız Temizle

Moğol öğrenciler sertifikalarını aldı

27.01.2017 532 Okunma Sayısı

Moğolistan'dan gelerek YEE, TİKA ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen Türkçe eğitim programına katılan öğrenciler sertifikalarını aldılar.

Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen "2017 Kış Okulu Programı" 14-30 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Moğolistan Millî Üniversitesi Türkoloji bölümünde eğitim gören 18 öğrenci, Bolu'da bulunan Abant İzzet Baysal Üniversitesinde yoğunlaştırılmış Türkçe kursuna katıldıktan sonra Yunus Emre Enstitüsünde sertifikalarını aldı.

Programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikalarını ise Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş ile Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun takdim etti.

"Sadece kendi kültürlerimizi yansıtmıyoruz"

Sertifika töreninde konuşan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş, Türklerin Orta Asya’dan geldikten sonra bin yılı aşkın süredir Türkiye'yi vatan edindiklerini hatırlatarak, "Bu vatanın kültürlerini içselleştirdiler ve doğu ve batı arasında köprü görevi üstlendiler. Hem Avrupa’yı hem Asya’yı hem de Afrika'yı birbirine bağlayan bir köprü görevi üstlendiler." dedi.

Şeref Ateş, "Biz hem getirdiğimiz kültürle hem de başka coğrafyalara ilettiğimiz kültürlerle özellikle kültürler arası anlaşmayı ve dünyanın farklı coğrafyalarında insanlık için geliştirilen olumlu bir şey var ise başka coğrafyalara taşımayı bir görev olarak üstlendik. Yunus Emre Enstitüleri sayısı 50'ye ulaştı. Yurt dışındaki Enstitülerimizde de sadece kendi kültürlerimizi yansıtmıyoruz, Enstitümüzün bulunduğu ülkenin kültürü ve insanı ile tanışıklığı ve dostluğu artırmaya çalışıyoruz. Böylelikle insani olarak bütün dünyaya evrensel, kültürel değerleri taşıma görevini yerine getiriyoruz." ifadesini kullandı.

Yurt dışında bulunan 50 Enstitü dışında 80'in üzerinde üniversitede de YEE'ye bağlı hocaların olduğunu belirten Ateş, "Bizim Moğolistan'da görevlendirdiğimiz hocalarımızın diğer kurumlarla iş birliği hâlinde gerçekleştirdikleri bir program bu. Bu program; TİKA'mız, Abant İzzet Baysal Üniversitemiz ve Yunus Emre Enstitümüz iş birliği ile gerçekleştirilen bir program." şeklinde konuştu.

"15 Temmuz sonrası kurumlar arası hassasiyet arttı"

Özellikle 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'nin kendi değerlerine ve kendi insanına güvenini daha fazla yenileyerek, aynı dili konuşma anlamında kurumlar arası büyük bir hassasiyet gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Ateş sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Daha önce uzun yazışmalarla gerçekleştirilen etkinlikler çok kısa sürelerle, kısa mesajlaşmalarla gerçekleştiriliyor artık. Normalde Yaz Okulumuz yaz aylarında gerçekleştiriliyor. 15 Temmuz'dan sonra 45 ülkeden 540 yabancı öğrenci geldi ve 1 ay boyunca Türkiye'ye yoğunlaştırılmış Türkçe kursu, kültür gezileri ve Türkçe Bayramı finali ile tekrar ülkelerine döndüler. Fakat bu program kış mevsiminde gerçekleştirilmesi nedeniyle ilk oldu ve ismini Kış Okulu koyduk. Kış Okulu'ndan da ilk istifade eden Moğolistan'dan gelen genç, Türkçe öğrenme sevdası olan sizler oldunuz. Abant İzzet Baysal Üniversitesindeki bu yoğunlaştırılmış eğitimden sonra bugün sertifika almaya hak kazandınız. Bu vesile ile hepinize tekrar hoş geldiniz diyorum ve vatanınıza gittiğinizde de izlenimlerinizi aktarmanızı ve Türkiye ile irtibatınızın daim olmasını temenni ediyorum. Yunus Emre Enstitüsü ile de irtibatınızın sürmesini arzu ediyorum."

"15 Temmuz'dan sonra bunu çok iyi anladık"

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun ise Türk kültürü ve edebiyatının devlet eliyle tanıtılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Coşkun, "Özellikle 15 Temmuz'dan sonra bunu çok daha iyi anlıyoruz ve böylelikle de Türk dili, edebiyatı, tarihi ve kültürünün tanıtımını istismar edenlerin bu şekilde önüne geçilmiş olunmasından bugün duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek istiyorum." dedi.

Rektör Hayri Coşkun, iş birliği için Yunus Emre Enstitüsüne ve TİKA'ya teşekkür ederek, "Moğolistan'da Türkoloji bölümünde okuyan ve yaklaşık 10 bin kilometre yol katederek ülkemize gelen Moğolistanlı kardeşlerimizi 2 hafta boyunca Bolu'muzda, Üniversitemizde ağırlama fırsatı bulduk. Umarım burada bulunduğunuz bu süre içerisinde katıldığınız tüm etkinlikler ve dersler sizler için faydalı olmuştur. Bizim adımıza çok faydalı ve farklı bir program oldu." diye konuştu.

Prof. Dr. Coşkun şunları söyledi:

"Türk dilini, edebiyatını, tarihini, kültürünü, sanatını dostlarımıza tanıtmak amacıyla kurulmuş olan Yunus Emre Vakfının bir devlet kurumu, bir devlet vakfı olarak kurulmasının ne kadar isabetli bir karar olduğu bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Çok muhteşem bir hizmet yürütülmekte. Vakfın kurulmasına karar veren, katkı sağlayan devlet büyüklerimizi de şükranla anıyorum. Türk tarihinin ve kültürünün devlet eliyle tanıtılması büyük önem taşıyor. 15 Temmuz'dan sonra bunu çok daha iyi anladık. Böylelikle de Türk dilini, kültürünü, tarihini ve sanatını istismar edenlerin de önüne geçilmiş oldu. Yunus Emre Vakfının bu faaliyetlerinin daha da artmasını diliyor, 2023 hedeflerinde çok daha büyük işlere imza atacaklarına da inanıyorum. Üniversiteler olarak bizler de yanınızdayız. Bu gibi faaliyetlerinize destek vermek elbette bizim de görevimiz. Paydaşınız olarak elimizden gelen katkıyı sunmaya da hazırız. Çok uzaklardan, Moğolistan'dan bizi görmeye, bizi tanımaya gelen gençlerimize sertifikaların hayırlı olmasını diliyorum."

Moğol öğrenciler Bolu'da eğitim aldı

Moğol öğrenciler, ülkelerindeki Türkoloji bölümünde öğrendikleri Türkçeyi yaşayarak ilerletmek, Türkiye’yi ve Türk kültürünü yakından tanımak için 15 gün boyunca Bolu'da eğitim gördü. Öğrencilere Türkçe derslerinin yanı sıra Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyeleri tarafından seminerler verildi. Türkçelerinin yanı sıra akademik bilgilerinin artırılması hedeflenen öğrenciler, Bolu ve çevresindeki tarihî ve coğrafik güzellikleri de görme fırsatı buldu.

Türk kültürü artık doğru dilden dinleniyor

2009 yılında faaliyetlerine başlayan YEE'nin yurt dışındaki Enstitülerinde verilen Türkçe eğitiminin yanı sıra farklı ülkelerdeki eğitim kurumlarıyla yapılan iş birlikleriyle Türkoloji bölümleri ve Türkçe öğretimi destekleniyor. Yurt dışındaki Enstitüler aracılığıyla Türk kültürü ve sanatı farklı türlerdeki etkinliklerle doğru dilden tanıtılıyor, ulusal veya uluslararası organizasyonlarda Türkiye temsil ediliyor.