Türkiye - Merkez

En son aradıklarınız Temizle

Yunus Emre Enstitüsü Geleceğin Kültür Diplomasisi Temellerini Atıyor

24.11.2016 1901 Okunma Sayısı

Yunus Emre Enstitüsü tarafından kurulan Kültürel Diplomasi Akademisi, ilk etkinliğini Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı'nın katılımıyla gerçekleştirdi. Avcı, Türkiye'nin ilk ve tek kültürel diplomasi akademisinin davasının muhabbet davası olduğunu vurguladı. Etkinliğin ev sahibi Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, "Türkiye'nin birikimini ve vizyonunu dünyaya aktarıyoruz." diyerek Enstitü müdürlerinden 5 talepte bulundu.

2016 yılında Yunus Emre Enstitüsü tarafından kurulan Kültürel Diplomasi Akademisi'nin ilk programı "Kültürel Diplomaside Stratejik Analiz Eğitimi" bugün İstanbul'da başladı. Açılışını Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı'nın yaptığı 4 günlük eğitim ve çalışma programı, 27 Kasım'a kadar sürecek.

Türkiye'nin dış politika öncelikleri ekseninde, küresel, bölgesel ve ülke odaklı kültürel diplomasi politikalarını belirlemek amacıyla kurulan akademi, kültür politikalarının etki odaklı olarak uygulanabilmesine yönelik yenilikçi eğitim programları geliştirmeyi hedefliyor.

 

Türkiye'nin ilk ve tek kültürel diplomasi akademisi

Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Yunus Emre Enstitüsüne yönelik yeni yönetim yapılanmasına değindi. Avcı, "Türkiye'nin ilk ve tek kültürel diplomasi akademisi, umuyorum ki kalkınmamıza önemli katkılarda bulunacak. Bugünlerde ülke olarak çok zor ve önemli süreçlerden geçiyoruz. Yunus Emre Enstitüsü olarak da bir yenilenme sürecindeyiz. Vakfımızın yapısında daha etkin olmamızı sağlayacak düzenlemelere gittik. Yasal düzenleme ile Enstitüyü daha işlevsel hâle getirdik. Bu sayede, şikâyetçi olunan bürokratik gecikmeleri aşma fırsatı bulacağız. 4 gün sürecek bu çalışmaların hepimiz için kazanımlara vesile olmasını umut ediyorum." dedi.

Bakan Avcı, Yunus Emre Enstitüsü faaliyetlerinin para, pul ve unvan ile yapılacak işler olmadığını, davanın "muhabbet davası" olması gerektiğini söyledi. Avcı "Bu dava Yunus'un davasıdır, tanış olmak ve tanışlara işleri kolay kılmak davasıdır. Biz Bakanlık ve Mütevelli olarak çalışmalarınıza destek olmak için gece gündüz yanınızdayız." şeklinde konuştu.

 

"Teyakkuzda olmanızda fayda var"

Bakan Avcı, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)'nün Yunus Emre Enstitüsü faaliyetlerini etkisiz hâle getirmeye yönelik çalışmalarına karşı Enstitü müdürlerini uyardı. Avcı, "Unutmayın, vazife yaptığınız ülkelerde Enstitü iyi işler yapmasın diye çabalayanlar, yerel yöneticiler ile iş birliği yapacak kadar tahkiye içinde olacaklardır. FETÖ sizin olduğunuz yerde çalışmamanız için pek çok tertip içine girmiştir. Onlar faaliyetlerine devam edecektir, teyakkuzda olmanızda fayda var." diyerek sözlerini sonlandırdı.

Geleceğin kültür diplomasisinin temellerinin bu tür çalışmalarla atıldığını ifade eden Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, kültürlerarası ve kültür içi ilişkilerin karşılıklı iş birlikleri ile güçlendirilebileceğine ve korunabileceğine inandıklarını belirtti.

 

"Yunus Emre Enstitüsü olarak amacımız fark yaratmak" Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, açılış konuşmasında kurulduğu günden itibaren kaliteli insan kaynağı yetiştirmek için gayret ettiklerine vurgu yaptı, Yunus Emre Enstitüsünün farkının, insanı eğiterek farkındalık yaratmak olduğunu söyledi.

 

"Yurt dışında 50 Enstitü ve 80 irtibat ofisi ile başarı hikâyesi yazıyoruz"

Prof. Dr. Ateş, 2016 yılının hem ülke hem de enstitü için zor bir yıl olduğunu belirtti. 15 Temmuz'da gerçekleşen darbe girişimi çalışma biçimimizi değiştirdi. Biz, enstitü olarak yolumuza devam ettik. "OHAL'de devam" diyerek şevk ile çalıştık. 15 Temmuz'da hainlere karşı koyarken, Enstitü çalışanlarımız ile kurduğumuz irtibat ağı ile yurt dışında tedbirler alarak dış ülkeleri hain girişime dair bilgilendirdik. Darbe sonrası FETÖ elebaşı, iki defa Enstitüden öfkeyle bahsetti. Bu, çalışmalarımızın onu ne kadar sinirlendirdiğini gösteriyor. Kararlı şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bakanımız Nabi Avcı beyin bizden sorumlu bakan olması bizi sevindirdi.  Artık Enstitümüz daha hızlı kararlar alabilecek. Türkiye'yi bekleyen tehditlere karşı küresel diplomasi alanında faaliyetlerimize devam ediyoruz." Dedi.

 

"Türkiye'nin birikimini ve vizyonunu dünyaya aktarıyoruz"

2016 yılına istişarenin önemine inanarak başladıklarını ifade eden Ateş, "Bine yakın faaliyet gerçekleştirdik. 2016 yılına eğitimin, istişarenin önemine inanarak başladık.  Değişim kararı aldık ve sürekli eğitim, hesap verilebilirlik ilkesi ile hareket ettik ve asgari personel ile çalışmalarımızı sürdürmeye yöneldik. 330 personel ile yılda 900'den fazla etkinlik gerçekleştirdik. Faaliyetlerimizin devamlılığı için sürekli çalışanlarımıza eğitim veriyoruz. Türkiye'nin birikimini ve vizyonunu dünyaya aktarıyoruz. Alan bilgisi ve çalışma grupları ile akademisyenlerimiz strateji temellerini atacak. Bu çalışmalarla fark oluşturmak zorundayız. Amacımız ufak bir fark ile diğerlerini önüne geçmek.  Şu anda 50 kültür merkezi ve 80 irtibat ofisi ile ülkemizin başarı hikâyesini yazıyoruz. Çağımızda iletişim yollarının hâkimi dünyanın hâkimi sayılıyor. Temel hizmet alanımız milli çıkarlarımızdır" ifadelerini kullandı.

 

Prof. Dr. Şeref Ateş'ten Enstitü çalışanlarına 5 talep

Prof. Dr. Şeref Ateş, konuşmasının sonunda Enstitü çalışanlarından 5 istekte bulundu. Prof. Dr. Ateş "İş, koşturma ve zahmet varsa öne çıkın fakat paye ve çıkar varsa kaçınmanızı istiyorum. Tevazuyu anlatmanızı değil yaşamanızı istiyorum. Niyetinizi her defasında sorgulayıp kontrol etmenizi öneriyorum. En büyük örnek sizsiniz, kültürü en geniş anlamıyla ele alıyoruz. Bize göre kültür, yaşayış biçiminizdir. Her işten önce o etkinliği, faaliyeti neden yaptığınızı sorgulayın. Yolumuz, Yunus'un yolu; ince, uzun ve narin. Makam, mevki isteyenlerin yolu değil. Türk milletinin dışarıda itibarı arttıkça Enstitü olarak itibarımız artacaktır" diyerek sözlerini noktaladı.

Kültürel Diplomaside Stratejik Analiz Eğitimi, 24-27 Kasım 2016 tarihleri arasında 4 gün sürdü. 25 Kasım Cuma günü Prof. Dr. Sadettin Ökten, 26 Kasım Cumartesi Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Beril Dedeoğlu birer konuşma yaptı.