Doç Dr. Erkan Dündar Antik Kent Patara'yı Anlattı

Yunus Emre Enstitüsü Anadolu topraklarındaki arkeolojik mirası dünyayla buluşturmaya devam ediyor. Washington DC Yunus Emre Enstitüsü tarafından koordine edilen çevrimiçi konferans serisinin ilk bölümünde Doç. Dr. Erkan Dündar, Patara Antik kenti hakkında konuştu.

Washington DC Yunus Emre Enstitüsü tarafından koordine edilen çevrim içi konferans serisi ile Anadolu medeniyetleri dünyaya açılıyor.

Dünya tarihine ışık tutan antik kentler dizisi kapsamında, Türkiye'nin en önemli antik kentlerinden Patara, 12 Şubat 2021 tarihinde Patara Kazısı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Erkan Dündar ile ele alındı.

Akdeniz Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Dr. Erkan Dündar, Washington Yunus Emre Enstitüsü'nde Halkla İlişkiler Asistanı olarak görev yapan Harper Clark'ın sunumuyla gerçekleşen etkinlikte Antalya’da bulunan Patara kenti hakkında önemli bir konferans verdi. Su altı arkeolojisi ve seramiği hakkında tanınmış bir uzman olarak kabul edilen Dr. Dündar, dünya genelinde Patara arkeolojisi üzerine konuştu. Çevrim içi etkinlikte Patara arkeolojisi hakkında çığır açıcı gelişmelerden bahsedildi.

LİKYA UYGARLIĞININ EN ÖNEMLİ ESERLERİ PATARA’DA

Patara Antik Kenti’nin coğrafi özelliklerinden bahsederek söze başlayan Doç. Dr. Dündar, kentte bulunan tepecik yerleşmesini en erken yerleşim olduğuna değindi. Arkeolojik bulguların bu bölgede yoğunlaştığını dile getiren Dündar, Likya uygarlığının en önemli eserlerinin burada yer aldığını söyledi.

Denize açılabilecek tek yer olması nedeniyle antik kentin tarih boyunca önemini koruduğuna da değinen Dündar, şehirdeki mimari yapılardan ve bunların tarih içindeki değişimlerinden bahsetti.

Tunç Çağı’na kadar büyüleyici bir tarihe sahip olan Patara şehri, Bizans İmparatorluğu’na bırakılmadan önce birkaç yüzyıl yerleşim yeri olarak kullanılmıştı. Dr. Dündar özellikle sahada bulunan seramik eserler üzerinde çalışmasına rağmen, siteye ve arkeolojik sit alanının en önemli bölümlerinden bazılarına dair genel bir bakış niteliğinde bir sunum yaptı. Roma kontrolü altına girdikten sonra inşa edilen Roma Tiyatrosu'nun önemini vurgulayan Dr. Dündar, Tunç Çağı bölgesinin bulunduğu liman ve Tepecik tepesinin önemine de ışık tuttu. MS 270 yılında Patara’da doğan Aziz Nikolos gibi antik kentin önemli sakinlerinden bahseden Dr. Dündar, yüzlerce yıl önce Patara’da hayatın kent sakinleri için nasıl olduğunu anlattı.

ROMA İMPARATORLUĞU ETKİSİNDE PATARA

Patara Antik kenti ve tarihi hakkında bilgilerin yanı sıra kazı sürecine dair gelişmeleri katılımcılarla paylaşan Erkan Dündar,  Antik kentte yer alan ve kentin Roma İmparatorluğu kontrolüne girmesinden sonra inşa edilen Roma tiyatrosunun yanı sıra, kentin sakinlerinin o yıllarda nasıl bir hayat yaşadığına dair bilgiler verdi. Sahada bulunan seramik eserlere dair gösterilen çeşitli örnekler katılımcıların yoğun ilgisini çekti.

Program katılımcıları arasında yer alan çeşitli üniversitelerden akademisyenler ve müze yetkilileri Patara Antik kenti ve kazı sürecine dair sordukları soruların ardından program sona erdi.

Dr. Dündar etkinlikte bir dönem Patara'da hüküm süren Bizanslı yöneticilerin Viking savaşçılarını ordularında paralı asker olarak çalıştırdıkların anlattı. 

Patara hakkında oldukça meraklı olan katılımcılar etkinliğin soru cevap kısmında Dr. Dündar’a antik kentin coğrafyası, kentte bulunan yazıtlar ve önemli binaların restorasyonu için yapılan gelecek planları hakkında birçok soru   yöneltti. Patara döneminden kalan limanın yeniden inşa edilip edilemeyeceğine dair sorulan soru karşısında Dr. Dündar, bunun Patara’nın doğasında zarar verebilecek yoğun bir çalışma gerektirdiğinden  imkânsız olduğunu söyledi.

Katılımcılar Dr. Dündar’a, Viking eserlerinin Patara’da nasıl bulunduğuna ve Bizanslı yöneticilerin Viking savaşçılarından orduda nasıl paralı asker olarak yararlandıklarına dair sorular da sordu. Dr. Dündar Patara hakkında verdiği konferans katılımcıların beğenisini kazandı.

Yunus Emre Enstitüsünün sosyal medya hesaplarından seyredilebilen programı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:

https://www.pscp.tv/w/1gqxvoZYMajKB 

SIRADA TROYA ANTİK KENTİ VAR

Kültürel mirasımızın en önemli değerlerinden olan Anadolu medeniyetleri, gizemleri ve gerçekleri ile dünyaya açılmaya devam edecek. Yıl boyu sürecek olan konferans serisi kapsamında bir sonraki etkinlikte Prof. Dr. Rüstem Aslan, 26 Şubat 2021 tarihinde Troya Antik Kenti’nde gün yüzüne çıkan kalıntılar ve elde edilen bilgileri paylaşacak.

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ HAKKINDA     

Türkiye’yi, Türk dilini, tarihini, kültürünü ve sanatını tanıtmak ve bu alanda yurt dışında her türlü hizmeti vermek amacıyla 2009 yılında faaliyetlerine başlayan Yunus Emre Enstitüsü, Türkiye’nin tanıtımı noktasında büyük bir görevi üstlenmektedir.

Tüm dünyada 60 merkezi bulunan Yunus Emre Enstitüsünün Türkçe öğretiminden kültür-sanat etkinliklerine, Türkoloji projelerinden bilimsel iş birliği anlaşmalarına ve kültürel diplomasi faaliyetlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede çalışmaları bulunmaktadır.

Enstitü, Türkiye’nin uluslararası alanda bilinirliğini, güvenilirliğini ve itibarını artırmak misyonuyla hareket ederken dünyanın her yerinde Türkiye ile bağ kuran ve Türkiye’ye dost insan sayısını artırmayı hedeflemektedir.

Yunus Emre Enstitüsü, Washington, D.C. ve dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan bir Türk kültür merkezidir. Enstitü, halkı Türkiye kültürü, tarihi ve dili hakkında eğiten etkinlik ve programlara ev sahipliği yapıyor. Enstitünün misyonu veya çevrimiçi programları hakkında daha fazla bilgi için lütfen washingtondc@yee.org.tr adresine e-posta gönderin veya Twitter, Facebook ve Instagram'da @yeewdc'yi takip edin.

Diğer Etkinlikler

Yunus Emre Enstitüsü tarafından 2019 yılında ilk defa düzenlenen “Dünya Kültür Mirasında Türkiye: Arkeoloji Yaz Okulu”...