Türkçe - Gürcüce Türk Şiiri Antolojisi Tanıtıldı

Tiflis Yunus Emre Kültür Merkezi Gürcüce ve Türkçe yayımlanan Türk Şiiri Antolojisi kitabı için çevrim içi bir etkinlik düzenledi. 22 Aralık’ta yapılan etkinliğe T.C. Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Gürcistan İzmir Fahri Konsolos Muavini Makvala Kharebava, Türk şairler, Gürcü çevirmenler ve Gürcü Türkologlar katıldı.

Yunus Emre Enstitüsü, 1940’lı yıllarda Gürcüceye çevrilen ve 50’li ve 60’lı yıllarda ise Gürcü gazete ve dergilerinde yayımlanmaya başlayan Türk şiirinin Gürcü okurlarla buluşması amacıyla bir atılım gerçekleştirdi. Yunus Emre Enstitüsünün desteğiyle Gürcüce ve Türkçe basılan "Türk Şiiri Antolojisi" kitabı, 22 Aralık 2020 tarihinde yine Enstitünün organize ettiği çevrim içi bir etkinlikte tanıtıldı.

T.C. Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan'ın, Gürcistan İzmir Fahri Konsolos Muavini Makvala Kharebava, aralarında Ataol Behramoğlu ve Tuğrul Keskin'in de bulunduğu şairler, Gürcü çevirmenler ve Gürcü Türkologların katılımıyla dijital ortamda gerçekleştirildi.

Türk Şiiri Antolojisi’nde okurlarla buluşan seçkide geçmiş dönemlerde Türk dilinden Gürcüceye çevrilmiş şiirlerin yanı sıra bu çalışmanın hazırlık aşamasında çevrilmiş şiirler de yer alıyor.

"HEYECAN VERİCİ BİR PROJE"

T.C. Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan konuşma sırasında Yunus Emre Enstitüsüne teşekkür edip "Çok uzun bir süreden sonra ilk defa Türk şiiri Gürcü okuyucularla birleştiriyoruz. Bu çok heyecanlı bir proje" dedi. 

Pandemi şartları olmasaydı kitabın tanıtımı için Gürcistan’da Türkçe ve Türk edebiyatıyla ilgilenen öğrenciler, okutmanlar, öğretmenler ve edebiyatseverlerle beraber bir faaliyet olabileceğini söyleyen Yazgan, kitabın sunumunu daha görkemli bir şekilde yapmak istediklerini söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti:

“KOVİD-19 salgını sona erdiğinde Tiflis’in en güzel mahallinde bunu başarırız. Benim açımdan da sizin projeniz şöyle bir katkı sağladı. Bir süredir şiir okumadığımı fark ettim. Bu hayatın iniş çıkışlarında şiir okumayı unutmuşum. Şiir okumak, referans kitapları hatta roman okumanın ötesinde insanın duygularına dokunan, sinir uçlarına dokunan, hayatı Twitter’ın 240 karakterinin ötesinde derin düşündüren ve hissettiren bir faaliyet. Sayenizde şiir okudum. Türk şiirini de keşfetmek gibi oldu. Devamını diliyorum.” dedi.

Fatma Ceren Yazgan: Gürcü şiiri ile Türk şiirinin arasında duygusal köprüler var, benzerlikler var: Vatan millet, hepimizin köklerine olan sevgisi, memlekete olan sevgi, sokakların doğasına olan sevgi dahil bütün bunları şiirlerimizde bulabiliyoruz. Bütün bunlar şiirlerimizi anlamamız için kestirme bir yol. Kolektif bir duygusal zekâmız var. Bunu hissetmek için de güzel bir yol.

Türk ve Gürcü şiiri arasında yakınlıklar olduğunu dile getiren Yazgan, “Ben Gürcü şiirlerini okumaya başladım sizin sayenizde.  Gürcü şiirlerini İngilizce veya Google çevirilerden okumak zorunda kalabiliyorum. Ama Gürcü şiiri ile Türk şiirinin arasında duygusal köprüler var, benzerlikler var: Vatan millet, hepimizin köklerine olan sevgisi, memlekete olan sevgi, sokakların doğasına olan sevgi dahil bütün bunları şiirlerimizde bulabiliyoruz. Bütün bunlar şiirlerimizi anlamamız için kestirme bir yol. Kolektif bir duygusal zekâmız var. Bunu hissetmek için de güzel bir yol. Onun için ben bu sözler ve bu duygularla sizleri selamlamak, sizlere teşekkür etmek istiyorum. Yunus Emre Enstitüsüne de teşekkür etmek istiyorum. Çünkü kültürel faaliyet deyince biz, sahne sanatları veya kurslar, küçük atölyelerden bahsediyoruz. Bu, Gürcistan ile olan kültürel ilişkilerde bir ilk oldu. Yunus Emre Enstitüsü bence iyi bir işe imza attı. Onun için kendilerini tebrik ediyorum.” dedi.

“KÜLTÜR DERİN BİR GÜÇTÜR”

Bu projenin tabi sadece yayınla kalmayacağını dile getiren Yazgan, “Bunu nasıl yaygınlaştırırız, biraz daha popüler kültürün içine nasıl sokarız diye düşüncelerim var. Yumuşak güç diyorlar ama ben yumuşak güç olduğunu düşünmüyorum kültürün. Kültür çok derin bir güç ve çok kalıcı bir güç. Çok teşekkür ediyorum tekrar emekleriniz için ve bu akşam da bir araya gelip bunu konuştuğumuz için.” dedi.

İzmir Fahri Konsolos Muavini Makvala Kharebava yaptığı konuşmada Yunus Emre’nin şiirlerini Gürcüceden çevirmeye başladıklarını kaydetti. Kharebava, Türk Şiiri Antolojisi çalışmasının ardından kadın şairlerin şiirlerinin yer aldığı bir antoloji yapmak istediklerini ifade etti. Kharebava, bunun için “Divan'dan Günümüze Türk Kadın Şairler Antolojisi” ve “Osmanlı Kadın Şairleri” kitabını incelediklerini ve bu kitapları Gürcüce yayımlamak istediklerini söyledi. Türk Şiiri Antolojisi kitabının sevgiyle ortaya çıktığını belirten Kharebava, Türkiye’yi çok sevdiklerini kaydetti.

ATAOL BEHRAMOĞLU: ŞİİRİN TANITIMI İÇİN YAPILAN ÇABALAR BOŞA GİTMEZ

'Behramoğlu: Seçme Şiirler' isimli kitapta 50 eseri Gürcüceye çevrilen ünlü Türk şair Ataol Behramoğlu yaptığı konuşmada, Türk şiirini tanıtma konusunda çabalarını takdir ettiği Fatma Ceren Yazgan’a teşekkür etti. Behramoğlu, Makvala Kharebava, Gürcü çevirmenler ve Türkologlar ve Yunus Emre Enstitüsünü bu çalışmadaki katkılarından dolayı tebrik etti. Şiirin gündeme gelmesini oldukça önemsediğini kaydeden Behramoğlu şöyle konuştu:

Ataol Behramoğlu: Şiir bugün, hayatın içinde değilmiş gibi görünse de insanlar en derinde o ihtiyacı hisseder. İnsanın buna ihtiyaca vardır. Çünkü hayatımıza dair en özlü sözler en etkileyici biçimde şiirle söylenir. Bu bizim keşfimiz değil. İnsanlık tarihinin başından beri şiir vardır.

“Şiir hayatın dışına çıktı. Çünkü yaşanılan hayatın şiirle bir alakası kalmadı. Çünkü insan doğadan da koptu, insani ilişkilerden de koptu. Tabi özü bunlar demek olan şiirden de kopmuş oldu. Şiirin tanıtımı için yapılan çabalar boşa gitmez. Çünkü şiir bugün, hayatın içinde değilmiş gibi görünse de insanlar en derinde o ihtiyacı hisseder. İnsanın buna ihtiyaca vardır. Çünkü hayatımıza dair en özlü sözler en etkileyici biçimde şiirle söylenir. Bu bizim keşfimiz değil. İnsanlık tarihinin başından beri şiir vardır.”

“TÜRK ŞİİRİ, ŞİİR HAZİNELERİNDEN BİRİDİR”

Türk şiirinin dünya edebiyatında çok önemli bir yeri olduğuna değinen Behramoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’nin geçmişinin, bugününün en kıymetli şeyi şiirdir.  20. yy Türk şiiri hiç kuşkum yok ki dünya şiirinin en önünde yer alan şiir hazinelerinden biridir. Ama tabi Türkiye konusunda çok çeşitli nedenlerle ön yargılar var. Bilgisizlikler var, genel olarak Türkiye konusunda, tabi Türk şiiri de bundan nasibini alıyor. Dolaysıyla ben, bu çabalarınız için çok teşekkür ediyorum. Layık olmaya da çalışırız. Bu, Gürcistan ile aramızda var olan kardeşliğin daha da derinleşmesi demektir. Gürcü şiirini de Türkiye’de tanıtmak için çaba harcamamız gerektiğini düşünüyorum.”

Behramoğlu: Bu, Gürcistan ile aramızda var olan kardeşliğin daha da derinleşmesi demektir. Gürcü şiirini de Türkiye’de tanıtmak için çaba harcamamız gerektiğini düşünüyorum.

TUĞRUL KESKİN: YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ KAFKASYA'DA ÖNEMLİ İŞLERE İMZA ATIYOR

Şair Tuğrul Kesin, Yunus Emre Enstitüsünün Kafkasya’da çok önemli işlere imza attığını belirterek, Türkçe ve Gürcüceyi buluşturan bu eser için katkıda bulunan herkese teşekkür etti. 

Etkinlikte ayrıca Dato Kenchiashvili ve Nurguzel Kestane'nin Jeirani isimli klibi de yayımlandı. 

Gürcü çevirmenler, şairler ve Türkologların sıra dışı bir çalışma olarak imza attığı kitap tanıtımı Türk ve Gürcü şairler, çevirmenler ve Türkologların okuduğu şiirlerle sona erdi.

Diğer Etkinlikler

Kosova’da 10-14 Ekim tarihlerinde düzenlenen İpek Kitap Fuarı’na Makedonya, Arnavutluk, Kosova ve Türkiye'den...

Yunus Emre Enstitüsü eserleri 40’tan fazla dile çevrilmiş Lübnanlı yazar Amin Maalouf’u ağırladı. Enstitüsü Başkanı...

Kudüs Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, Filistin Direniş Edebiyatı hakkında oldukça önemli bir kitaba imza atan...

İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali, dijital ortamda dünyanın önemli yazarlarından Amin Maalouf'u Türk okurlarıyla...