YEE Iraklı Türkologlar için Eğitim Programı Düzenledi

Yazıcı-dostu sürüm

Dünya genelinde 53 ülkede 64 kültür merkezi bulunan, merkezi bulunmayan coğrafyalarda ise çevrim içi kurslarla her yaş grubundan kişiye Türkçe öğreten Yunus Emre Enstitüsü (YEE), eğitici eğitimi kategorisindeki programlarına devam ediyor. Tüm dünyaya Türk dilini ve kültürünü tanıtarak Türkiye’nin kültürlerarası barış köprüsü olma misyonuna katkıda bulanan YEE, Iraklı Türkologlar için özel bir eğitim programı düzenledi. Program kapsamında 28 Eylül - 4 Ekim 2021 tarihleri arasında Iraklı Türkologların alan bilgisi ve mesleki yeterliliklerine katkıda bulunmak amacıyla İstanbul’da “Iraklı Türkologlar Eğitim Programı”nı gerçekleştirdi.

IRAK’IN DÖRT BİR YANINDAN GELEN EĞİTİMCİLER KATILDI

Irak’ın saygın üniversitelerinde görev yapan akademisyenler ve Türkçe öğretmenlerine yönelik düzenlenen eğitim programına çok sayıda eğitmen katıldı. Programa YEE Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Müdürü Prof. Dr. Yavuz Kartallıoğlu, YEE uzman ve uzman yardımcıları, Bağdat Üniversitesi, Erbil Üniversitesi, Kerkük Üniversitesi, Zaho Üniversitesi, Kufe Üniversitesi, Musul Üniversitesi, Musul Kuzey Teknik Üniversitesi, Musul Türkmen Kardeşlik Ocağı ve Telafer Türkmen Cephesi’nde görev yapan Türkçe öğretmenleri ile akademisyenler katıldı.

BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA EN ETKİLİ EĞİTİM YÖNTEMLERİ PAYLAŞILDI

YEE Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Müdürü Prof. Dr. Yavuz Kartallıoğlu, programın açılış konuşmasını yaptı. Kartallıoğlu, açılış konuşmasının ardından “Yunus Emre Enstitüsünün Türkçe Eğitimi ve Kültür-Sanat Faaliyetleri” ile “Türkçe Öğretiminde Yazım ve Noktalama” konularında sunum yaptı.

Eğitim programı boyunca YEE’nin uzman eğitmen kadrosu Türkçe öğretimi konusundaki derin tecrübelerini ve bilimsel araştırmalarla desteklenen dil öğretim yöntemlerini Iraklı akademisyenlerle Türkçe öğretmenlerine aktardı. YEE uzmanları, programda Türkçe öğretmenlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde öğrencilerin okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerinin geliştirilmesi amacıyla Türkçe öğretiminin her yönünü zenginleştirecek konuları paylaştı.

Eğitim programında ilk ders uygulaması, drama ve oyunlaştırma, metin hazırlama, söz varlığını geliştirme, çevrim içi ortamda Türkçe öğretimi, ölçme ve değerlendirme, çevrim içi Türkçe öğretiminde teknoloji kullanımı gibi birçok başlık hakkında etkileşimli sunumlar yapıldı.

IRAKLI ÖĞRENCİLERİN TÜRKÇE ÖĞRENİMİNİN KOLAYLAŞTIRILMASI KONUŞULDU

Programda düzenlenen bazı sunumlarda ana dili Arapça olan öğrencilerin sahip olduğu kolaylıklar ve zorluklar göz önüne alınarak Iraklı akademisyenler ve Türkçe öğretmenlerinin öğrencilerine Türkçeyi daha etkili bir şekilde öğretebilmeleri için önemli ipuçları paylaşıldı. Programda Arapça ve Türkçe arasındaki ortak kelime hazinesi gibi Türkçe öğrenimine kolaylık sağlayan durumlar ve alfabe farklığı gibi öğrenimi zorlaştıran unsurlar ele alındı. Iraklı öğrencilerin Türkçeyi daha iyi öğrenmeleri için bu kolaylaştırıcı ve zorlaştırıcı unsurlar temel alınarak geliştirilmiş öğretim yöntemleri konuşuldu. Eğitim programında tecrübelerini paylaşan Iraklı eğitimciler de YEE uzmanlarından Türkçe öğretiminde karşılaştıkları zorluklara yönelik çözüm önerileri aldı.

Katılımın oldukça aktif olduğu eğitim programı, Iraklı akademisyenler ve Türkçe öğretmenlerinin donanımına önemli bir katkı sağladı. Programdan duydukları memnuniyeti dile getiren Iraklı eğitmenler, buna benzer programların daha çok düzenlenmesini temenni ettiklerini belirtti.

PROF. DR. ŞEREF ATEŞ: GELECEĞİMİZİ BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ

Programın son günü Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş tarafından kapanış konuşması gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Şeref Ateş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Yüzyıllardır oluşturduğumuz ortak kültürümüze ve medeniyetimize saygı duyarak birlikte geleceğimizi inşa edeceğiz. Kültürler ve medeniyetler insanlar ile hayat bulur ve canlı kalır. Kültürü ve medeniyeti konserve edemeyiz. Konserve ettiğimizde sadece müzecilik yaparız. Tarihin belirli dönemlerinde o günün şartlarına uygun olarak geliştirilen kültür ve medeniyeti olduğu gibi bir başka çağa taşıyamayız.”

ORTAK KÜLTÜR KÖKLERİMİZLE MEDENİYETİMİZİ YENİDEN TASARLAYACAĞIZ

Ortak kültür köklerimiz ve medeniyetimizin, bugünün dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek bir zemin oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ateş, bu ortaklıkların oluşturduğu sağlam zeminin ve ilhamın kültür ve medeniyeti yeniden düşünmek, yorumlamak ve tasarlamayı sağlayacağını ifade etti.

“Biz birlikte 400 yıl boyunca dönemin ihtiyaçlarına uygun olarak insanlık için barış ve refahı sağlayan bir zihni ve kültürel zemini oluşturduysak, bunu bir defa yaptıysak, bir defa başardıysak yeniden yapabiliriz, yeniden başarabiliriz.” diyen Prof. Dr. Ateş şöyle konuştu:

“Yüz binden fazla insana haftada 6 saat Türkçe öğrettik. Türkçenin bilim, edebiyat ve sanat dili olarak yaygınlaşması hepimizin ortak görevidir. Yunus Emre, ‘Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için. Dostluk evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.’ diyor. Bu sözler, 700 yıldır hem Anadolu'yu hem dünyayı şekillendiriyor. Bütün davalar bir anlamda gelip geçiyor ama insanlar arasındaki ortak birlikteliği dil üzerinden kurabiliriz.”

Ortak kültür köklerimizden aldığımız güç ve ilham ile bugünümüzü ve yarınımızı barış, huzur ve güven içerisinde öncelikle kültürel olarak tasarlayacağımızı belirten Prof. Dr. Ateş, Iraklı akademisyenlere ve Türkçe öğretmenlerine şu mesajı verdi:

Prof. Dr. Şeref Ateş: Aşkın, ilhamın, bilimin ve gönlün dili olan güzel Türkçemiz ile Irak’ın her bölgesinde iyiliği, güzelliği ve estetiği birlikte yaygınlaştıracağız.

“Ne zamanki akıldan, bilimden, imandan ve birlikten uzaklaştık medeniyetlerin ve insanlığın beşiği, peygamberler diyarı olan Irak topraklarında huzursuzluk hâkim oldu.  Size karşı gecikmiş bir borcumuz var. O borcumuzu sizlerle birlikte ödeyeceğiz. Aşkın, ilhamın, bilimin ve gönlün dili olan güzel Türkçemiz ile Irak’ın her bölgesinde iyiliği, güzelliği ve estetiği birlikte yaygınlaştıracağız.”

 

“BÖLGEMİZ BARIŞIN, ESENLİĞİN, KALKINMANIN VE GÜZELLİĞİN MERKEZİ OLSUN”

Yaşadığımız coğrafyanın, tarihin farklı dönemlerinde birlikte yaşama kültürü açısından başarılı ve önemli örnekler sergilediğine değinen Prof. Dr. Ateş konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Barışın, dayanışmanın, karşılıklı anlayış ve hoşgörünün oluşacağı kültürel bir ortam inşa etmeye hep birlikte gayret edeceğiz. Türk, Kürt, Arap, Farisi demeden hep birlikte ortak bir medeniyet oluşturmuşuz ve değerlerimizin güzelliği vasıtasıyla kendimizi ifade etmişiz. Bu açıdan da biz yeniden kendi bölgemizin barışın, esenliğin, kalkınmanın ve güzelliğin merkezi olmasını istiyoruz. Çünkü Yunus Emre Enstitüsü olarak temel anlayışımız, kendi inancımızla da örtüşen bir şekilde insanın varoluşundaki temel hikmeti, son aşama olan insan dediğimiz iyiye ve güzele ulaştırmak.”

Dünyanın her tarafında Türkçe ile insanlar arasında gönül bağı kurma çağrısında bulunan Prof. Dr. Ateş, “Yunus Emre Enstitüsü olarak bizim temel görevimiz Türkçe materyali, kitapları, eğitim metotları, Türkçenin öğretimine dair her türlü desteği bütün dünyaya taşımak. Bu desteği tabii ki öncelikle bizim hemen yanı başımızda birlikte yaşadığımız Irak topraklarına taşımak istiyoruz.” dedi.

Prof. Dr. Ateş, T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Yunus Emre Enstitüsü tarafından yürütülen Türkiye Akademik ve Bilimsel İş Birliği Platformu (TABİP) aracılığıyla başka ülkelerdeki üniversiteler ile ortak projeler gerçekleştirdiklerinden bahsederek yeni projelere her zaman açık olduklarını söyledi.

Prof. Dr. Şeref Ateş’in yaptığı kapanış konuşmasının ardından Yunus Emre Enstitüsü uzmanları tarafından katılımcılara eğitim programına katılım belgeleri takdim edildi.

ARSLANBEK SULTANBEKOV’DAN IRAKLI TÜRKOLOGLARA ÖZEL KONSER

Kültür semineri çerçevesinde Prof. Dr. Erdoğan Boz, katılımcılara “Yunus Emre” konulu bir seminer verdi. Programda gerçekleştirilen sunumların ardından gerçekleştirilen sanatsal etkinlik kapsamında Türk Dünyası Ozanı Arslanbek Sultanbekov, katılımcılara bir konser verdi. Sultanbekov’a Akdeniz Erbaş, Sinan Gönültaş ve İslam Satırov isimli sanatçılardan oluşan müzisyen grubunun eşlik ettiği konserde Türk dünyasının dört bir yanından kökleri geçmişe uzanan eserler icra edildi. Katılımcıların Türk dünyasının farklı müzik geleneklerinden eserleri dinleme fırsatına sahip olduğu konser programında icra edilen eserler arasında “Laşın Kus”, “Tüs”, “Türkler Geliyor”, “Kanılı”, “Dombıra”, “Kay Kojon”, “Pirlere Niyaz Ederiz” ve “Eki Atar” yer aldı. Sultanbekov, meşhur bestesi “Dombıra” ile katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı.

Eğitsel ve sanatsal etkinliklerin ardından katılımcılara İstanbul’daki tarihî ve kültürel mekânların tanıtılması maksadıyla Çamlıca Kulesi, Dolmabahçe Sarayı ve Miniatürk’e gezi düzenlendi. Kültürel tur sonrasında düzenlenen tekne gezisinin ardından katılımcılar ülkelerine uğurlandı.

 

Diğer Etkinlikler

Kuzey Makedonya’nın en önemli devlet kurumları ile gerçekleştirdiği dil eğitim protokolleri vasıtasıyla Türkçe öğretim...

Amsterdam Yunus Emre Enstitüsü, Hollanda’daki Türkçe öğretmenlerine yönelik olarak dijital bir eğitim programı...

Gürcistan’daki Türkologlara, "Tercihim Türkçe" Projesi öğretmenlerine, T.C. Millî Eğitim Bakanlığı okutmanlarına ve...