Yunus Emre Enstitüsünden Altı Yeni Eser

16/09/2020

Yunus Emre Enstitüsü, yabancı dil olarak Türkçe öğrenenler için altı yeni kitap yayımladı. Daha önce yayımlamış olduğu Dede Korkut Hikâyelerine 3 yeni kitap ekleyen Enstitü, "Türkçenin Sesi Yunus Emre" isimli kitabı ise temel, orta ve ileri düzeye uyarlayarak kitabı okurların beğenisine sundu. 

Yurt dışındaki kültür merkezleri vasıtasıyla dünyanın farklı coğrafyalarında yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi faaliyetlerini yürüten Yunus Emre Enstitüsü, Türkçe öğretim materyallerine bir yenisini daha ekledi. Sahadan elde ettiği birikimleri, “Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi” ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ilkeleri doğrultusunda, farklı hedef kitlelerin Türkçe öğrenme sürecinde ihtiyaç duyduğu temel ve yardımcı materyalleri hazırlayarak alanın istifadesine sunan Enstitümüz, salgın döneminde de çalışmalarına ara vermeden devam etti.

BÜYÜK BİR TİTİZLİKLE HAZIRLANDI

Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili görüşlerini ifade eden Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref ATEŞ, “Salgın döneminde Dede Korkut Hikâyeleri’nden üçü daha, Türkçeyi yabancı/ikinci dil olarak öğrenen yetişkinlere yönelik yardımcı okuma kitabı ihtiyacına cevap vermek amacıyla Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Müdürü Prof. Dr. Yavuz Kartallıoğlu riyasetinde Enstitü uzmanları tarafından B1 ve B2 düzeyine uygun olarak hazırlandı. Uyarlama aşamasında, hikâyelerin özgünlüğünü ve şiirselliğini korumak adına, biri Orhan Şaik Gökyay diğeri Muharrem Ergin tarafından hazırlanan transkripsiyonlu ve sadeleştirilmiş metinlerin yanı sıra;  çeşitli yazar ve akademisyenlerce sadeleştirilmiş metinler karşılaştırılarak incelendi. Dede Korkut Hikâyeleri, yayıma hazırlanırken günümüz Türkçesinde kullanılmayan kelimelerin anlamları Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlük, Tarama Sözlüğü, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü ile Kubbealtı Sözlüğü ve TEBDİZ (Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü)’den kontrol edildi. Özgün metne göre en uygun anlamlar tespit edildikten sonra söz konusu kelimelerin yerine kullanımda olanlar yerleştirildi. Bununla birlikte metinlerin bir zenginliği olan deyim ve atasözleri, anlam kaybına sebebiyet vermemek için, metinlerden çıkarılmayarak verilen dipnotlarla seviyeye uygun olarak açıklandı. Büyük bir titizlikle hazırlanan hikâye kitaplarının görselleri de özgün ve tarihselliğe uygun şekilde resmedildi. Son aşamada ise hikâyelere yönelik okuma anlama sorularının yanı sıra metindeki dil yapıları ve söz varlığıyla ilgili etkinliklere yer verildi.” dedi.

Prof. Dr. Şeref Ateş şunları da kaydetti:

 Dr. Fuad Köprülü: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”

"Prof. Dr. Muharrem Ergin’in 'Türk milletinin müşterek dehasının ve zevkinin eseridir.' diye nitelediği, Türk edebiyatı tarihinin büyük âlimi Prof. Dr. Fuad Köprülü’nün 'Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.' diye ifade ettiği, asıl adı 'Dede Korkut Ala Lisan-i Taife-i Oğuz Han' olan ve on iki hikâyeden oluşan Dede Korkut Kitabı’nın bilindiği üzere Aralık 2018’de yeni bir nüshası daha bulunmuş, Yusuf Azmun (Dede Korkut'un Üçüncü Elyazması - Soylamalar ve İki Yeni Boy ile Türkmen Sahra Nüshası), Prof. Dr. Metin Ekici (Dede Korkut Kitabı Türkistan / Türkmen Sahra Nüshası - Soylamalar ve 13. Boy - Salur Kazan'ın Yedi Başlı Ejderha'yı Öldürmesi), Nasır Şahguli, Veliyullah Yakubi, Şahruz Ak Atabay ve Dr. Sara Behzad tarafından (Dede Korkut Kitabı'nın Günbet Yazması: İnceleme, Metin, Dizin ve Tıpkıbasım) başlıklarıyla yayımlanmıştır."

TÜRKÇENİN SESİ YUNUS EMRE HİKÂYESİYLE BİR İLKE İMZA ATILDI

Sahadan elde ettiği birikimlerle materyal üretiminde birçok yeniliğe imza atan Yunus Emre Enstitüsü, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin hizmetine yeni bir eser daha sundu.  Türk şiirinin öncülerinden Yunus Emre’nin destansı yaşamını konu alan “Türkçenin Sesi Yunus Emre” hikâyeleri ile yardımcı okuma materyallerine bir yenisi daha eklendi. Türkçenin edebî söyleyişini, büyük Anadolu Mutasavvıfı Yunus Emre’nin hayatı ve düşüncesiyle birleştirerek üç farklı düzeye uyarlanmış bu hikâyeyle yardımcı okuma materyallerinde bir ilk gerçekleştirildi.

Sağlığın kıymetli bir hazine olduğu konusunda farkındalığın arttığı pandemi döneminde “nefes”in önemine dem vuracak bu kitaplarda Yunus Emre’nin çiftçilikten dervişlik yoluna uzanan hikâyesi konu ediniyor. Yunus Emre’nin yüreklere dokunan, “Ben gelmedim dava için, Benim işim sevi için, Dostun evi gönüllerdir, Gönüller yapmaya geldim.” dizelerini kendisine felsefe edinerek dünyanın dört bir yanında gönüller yapmaya çalışan Enstitümüz, bu kitaplar sayesinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen her seviyeden öğrenici ile arasında derin bağlar kurmayı ve öğrenicilere ölümsüz âşıklarımızdan Yunus’un ilahi aşk yolculuğunu anlatmayı hedefliyor.

Türkçenin Sesi Yunus Emre kitaplarının temel, orta ve ileri düzeylerine kitapsatis.yee.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.